Üşüyorum, seni bırakıp gittiğimden beri üşüyorum. böyle
bitsin istememiştim, aslında bitsin bile istememiştim. Hiçbir şey tükenmemişti
henüz, yaşanmamışlıklar birikmişti yalnızca. Sana uzun uzun nedenlerimi
anlatmak istemiştim, uzun uzun seni dinlemek ve inan bana seni affetmek
istemiştim ama olmadı kahrım. Sen öyle pervasız dururken karşımda sanki tüm o
sorunlar hiç varolmamış gibi, söyleyecek söz bulamadım. Oysa yol boyu canımı
yakan şarkılar eşliğinde cümlelerimi tasarlamıştım... Bağıra çağıra, yora
yıprata aklamıştım seni zihnimde ama gördüm ki ne desem boş, ne desem bir
örümcek ağına takılıp havada salınacak. Sense bir örümcek olup beni esir
alacaksın ve hep olduğu gibi ben gidemeyecek kadar özgürüm yalnızca...
Ne vakit bana yol gösteren gölgem ardıma düştü bilmiyorum ve
şimdi yalanlara ben iz düşüyorum. Ardıma aldığım gölgemle geliyorum sana ,
hatalarla, iftiralarla geliyorum... Bu kez yalanlarını ifşa etmeye değil,
bildiklerimi hasır altı edip, susarak seni çıldırtmaya geliyorum. Aklıyorum
seni aşktan ve bu aşkın faili olarak geliyorum...
Bahanelerini dinlemek, kendimi değersiz hissetmek
istemiyorum oysa içimden muhteşem aşk sohbetleri geçmişti. evet bu son
sohbetimizdi... Bu yüzden seni gülümseyerek dinledim bütün gece ve sana
anlamsız hikayeler anlattım. Yol ayrımına gelmeden son kez kahkahalarımızla yer
edelim istedim bu perdede. Ben "bu son oyundu"; dedim yalnızca kırık
kalbim, sen kabullendin ayrılığı. Ben bir savaş açtım ve sen ilk defa yenildin
ama sözlerim seni incitirken beni tüketti inan. Ben sadece sahneyi terk ettim, evet
haklısın seni de terk ettim... Üzgünüm kesik bileğim ama bana saldıran
bakışlarından sonra ne sana dokunmaya, ne de seni avutmaya cesaretim kaldı.
Şimdi başım önümde utancımı unutarak gidiyorum, sana
dokunamıyorum, tek bir cümle daha kuramıyorum, öyle kızgınlar ki gözlerine bile
bakamıyorum, dert etme yokluğum kokumu sana bırakıp gidiyorum...
İlk ayrılığımız bu kıymetini bilmeliyiz atmayan damarım...
Ben şimdi haksızca seni tasarlıyorum, seni yalvartmadan en sevdiğin şarkıyı
söylüyorum, duymak istediklerimi kendim seslendiriyor, söylemek istediklerimi
kendim dillendiriyorum. Akla zarar sahneler yazıyorum ve yine oyunlar
oynuyorum. Bu oyunu bozmakla suçlamıştın ya beni, affet beni son yalanım bu kez
seni oyuna dahil etmiyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder