6 Haziran 2012 Çarşamba

HER KÜRTAJ BİR ULUDERE'DİR!



Bir çok kadın uğradığı tecavüz sonrası hamile kalırken, yapacağı doğum anne hayatını riske atabilirken, anne adayı ölüm tehdidi altında kalabilirken; kürtajın cinayet olduğunu söyleyebilmek fazla cüretkar bir tavırdır.

Yaşadığı travmanın(tecavüz) sureti olarak doğan bir bebeğin ruh sağlığı yerinde bir anne tarafından sevgiyle yetiştirilmesi beklenemez. Hal böyle olunca o çocuğunda sağlıklı bir birey olması olanaksızdır.
Bebeğini gizlemeyip ölümü göze alan kadınsa kendi hayatıyla birlikte bebeğininkini de kaybedeceğinden bir doğum bile söz konusu değildir...  
Annesini aldığı ilk nefeste kaybedecek bir bebek içinde hayat pek kolay olmasa gerek...

Ama bunları kime anlatıyoruz ki? Yine kadınca kararlarımız, kimliğimiz, benliğimiz ve bedenimizle ilgili kararlarımızı erkeklere kabul ettirmemiz gerekiyor.


Biz susmalıyız onlar konuşmalı çünkü "erk devlet" maruz kaldığımız bütün tecavüzlerin çocuklarına bakmadı mı daha öncede? Uğradığımız şiddete dur diyende bu devlet değil miydi? Sokaklarda öldürülen şiddet mağduru kadın cesetlerine de sahip çıkmadı mı? Şimdi siz ne diye yaygara koparıyorsunuz?


Her kürtaj bir Uludere'dir! Tecavüz doğuma sebebiyet verdiğinden her tecavüzde öngörülen üç çocuktan biri... Genç nüfusa ihtiyacı var bu ülkenin. Genç sokak çocuklarına, kürtaja cinayet diyecek her anlamda olanaksız bir nüfusa ihtiyacı var.